yerinde saydığını ne zaman anlarsın
aynı cümleyi başka bir ağız sanıp yeniden söylediğinde
gülüşünün içinden tanıdık bir yankı geçtiğinde
ve kimsenin fark etmediği bir tekrar seni ele verdiğinde
ben eski esprilerimi tekrar ettiğimde anlarım
çünkü mizah en az dirençle işleyen tarafım
gülüşler çoğalırken etrafımda
ben önceden geçtiğim yeri tanırım
bir şeyi isteyip istemediğimi
ona sahip olup olmadığım mı belirler
yoksa sahip olamadığım için mi vazgeçmiş gibi yaparım
dilimin ucunda bekleyen o cümle
zaten istemiyordum
bir gün avucuma düşse
aslında hep istiyordum
aynı ağız
iki ayrı hakikat
ikisi de bana ait değil
bazen fark etmeden
içinde bulunduğum şeylerin
iyi geldiğini sonradan anlarım
geçtikten sonra yerine oturan sessiz anlar
parti dağılınca bacaklara gelen yorgunluk
ve içten içe yayılan o geç fark edilen iyi his
belki de bu yüzden
ne istediğimi net söyleyemiyorum
çünkü istemek başka
olmuş gibi davranmak başka
inşa etmek bambaşka bir sabır
ben üçünün arasında
bir yerde
hiçbirine tam ait değilim
aranmayınca aramak değil
bulamayınca bulunmak istemek de değil
daha çok
kendi sesine denk gelmemek
artık eskisi kadar melankolik değilim
içimi cilalamıyorum
olduğu gibi duruyor
hem zaten kaç kişi neşeli şiir bilir ki
umutsuzluk dediğim şey
bir düşüş değil artık
daha çok
kımıldamayan bir su gibi
bakınca sakin
ama içine eğilince
derinliği kestiremiyorsun
evimi özledim desem
hangi ev olduğunu söyleyemem
ama hislerini ezbere sayarım
üç yaşımdan beri biriken
bu yüzden
duvarın rengi neydi diye sorsan
yanılırım
ama o duvara bakarken içimden geçenleri
hiç durmadan anlatırım
çünkü bazı şeyler
görüntüyle değil
içinden geçenle hatırlanıyor
kalabalık
içine karışılan bir şey olmaktan çok
üzerinden geçilen bir yüzey gibi
temas var
ama iz bırakmıyor
belki de bu yüzden
kırgınlık
adı konan bir duygu değil burada
daha çok
alışılmış bir mesafe
ve bu mesafe
yalnızlıkla karıştırılıyor çoğu zaman
yalnızlık ise
tek başınalıkla ilgili değil
daha çok
içerinin ve dışarının
birbirini hep ıskalaması
bu yüzden
her şey yerli yerinde görünüyor
ama hiçbir şey
yerine oturmuyor
yerinde saydığını ne zaman anlarsın
ilerlediğini sandığın şeylerin
seni yine sana getirdiğini fark ettiğinde
o zaman
adımların değil
alışkanlıkların yürüdüğünü anlarsın